Pazar, Nisan 19

can sıkıntılı pazar!

tamam kabul, sabah geç kalkma, magazin programı eşliğinde uzunca ve güzelce bir kahvaltı etme, işe gitmeme gibi artıları olsa da pazar gününün, ben sevemiyorum bu pazar gününü arkadaş! hayır engelleyemediğim bir can sıkıntısı baş gösteriyor da ondan. cuma ve cumartesi geceleri ile değişen uyku düzeninden midir artık nedir bilemiyorum ama, süper eğlenceli bir iş yapsam bile o günün pazar oluşu içten içe beni sıkıyor..

küçüklüğümden beri pazar günlerini evde geçirmemden kaynaklanan bir durum bence bu. çünkü pazar günü, "aile günü" dür bizde, zımnen kabul edilmiş olsa da.. çünkü babamız sadece pazar günleri evdedir - işe gitmiyordur, oyüzden de bari pazar günleri birarada olmak gerekiyordur. eyvallah da, birarada bişiler yapılmayıp sadece "birarada olununca" sıkılmamak elde değil.. ha bir de ertesi günün iş günü (eskiden okul günü) olması da ayrı can sıkıcı bir hadise.. duşa girme ve "yarın ne giysem acaba??" sorunsalını geçtim, kendini pskolojik olarak hazır hissetme durumu var ki bu daha sancılı..

sanırım bundan kaynaklı ki, normal bir zamanda can ata ata yapacağım bir işi, eğer o gün günlerden pazar ise hiç yapasım gelmiyor. yapacak çok iş var, belki gezilecek - ziyaret edilecek yerler bile var ama ben pazar günü "sıkılmayı" tercih ediyorum.
neyse, belki bu sefer kaldırabilirim kıçımı da, aklımdaki işleri hallederim..
ben, sadece pazar günleri dünyanın en üşengeç insanı olan zeenep!

Hiç yorum yok: