Salı, Eylül 1

sonu olmayan öykü



mükemmel bir çift! oğlumuz yakışıklı, kızımız güzel... üniversite yıllarında tanışıyorlar ve ummadıkları bir güzellikte devam ediyor birliktelikleri. uzuun yıllar atlatıyorlar birlikte.

kız istanbullu, ailesi ile yaşıyor ve orada okuyor. oğlan ankaralı, ailesi ankara'da yaşıyor ama istanbul' da okuyor. kız güzel, olgun ve anlayışlı. oğlan romantik, sempatik ve uyumlu.

bir ev var, küçük ve sevimli. oğlan yaşıyor o evde ama bir eksiği var o evin, bir kadına ihtiyaç var. zamanla o eksiklik de gideriliyor, kız oğlanın evine yerleşiyor.

derken, okullar bitiyor. oğlan askerlik, kız iş bulma telaşına düşüyor. bu sırada aileler de boş durmuyor, askerlik öncesi bi nişan takalım diyorlar.

çiftimiz bunu büyük bi heyecanla karşılıyor. "hadi" diyorlar, "hemen takalım nişan yüzüklerini!"

nişan oluyor, oğlan askere gidiyor. araya hasret giriyor. kız büyük bir sabırla bekliyor askere giden sevgilisini ve o sırada da işe başlıyor. nasıl geçecek diye düşünülen zaman, göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor ve bitiyor. oğlumuz askerliğini bitirmiş, evine geliyor... ve ardından o da iş bulup çalışmaya başlıyor.

okullar bitmiş, askerlik tamam, işler de bulunmuş, nişan yapılmış, beraber yaşanıyor hayat istanbul' daki o küçük ve güzel evde.

ve bir yaz günü, gönül istiyor tatile gitmek, denize girmek... ama işler müsaade etmiyor beraber tatile gitmeye.. oğlan arkadaşlarıyla beraber çıkıyor tatiline, kız ise yine istanbul' da, koşuyor iş peşinde.

hava güzel, ortam canlı, kafalar iyi... oğlan tanışıyor genç ve güzel bir kızla. yüreği pırpır ediyor, hani taaa seneler önce nişanlısını gördüünde ettiği gibi... beraber vakit geçiriliyor, her gece mesajlaşılıyor, kurlaşan gönüller, kısa da olsa tatili beraber geçiriyorlar.

nişanlı kızımız olgun, sadık ve güvenli. başka kızlar onu niye korkutsun ki?
nişanlı oğlanımız saf, seviyor sevgilisini çocuk gibi.. başka kızlardan ona ne ki?

ama öyle olmuyor işte.. çeliyor gönlünü oğlanın, genç ve güzel kız. oğlan memnun aslında istanbul' daki hayatından. her şey planlandığı gibi, güzel bir birliktelik ve birbirini seven iki gönül,çarpıyor birbirleri için güzel evlerinde. ama... işte yok mu o "ama"... her şey iyi ama, ne monoton o yaşam!

sabah erken kalk, sevgiliyle beraber kahvaltı yap, işlere dağıl, kafa yor akşama kadar, akşam buluşacağın sevgiliyi düşün, akşam olsun özlem gider sevgiliyle, beraber akşam yemeği ye, tv izle, bilgisayarda oyun oyna, gelen uyku ile yat o sevgilinin kokusu sinmiş yatağa... ne güzel tablo! diilmiş ama.. her gün, günlerce, aylarca aynı şeyleri yapınca sıkılırmış bu gönül, kardeş olurmuş iki sevgili... gönül istermiş ki, heyecan olsun, aşk olsun, şehvet olsun.. ama kaçınılmazmış ki, seneler deviren ilişki monotonlaşmasın, sıradanlaşmasın!

her şeye alışan insan gönlü, buna da alışmış ya elbet, biri uyandırmış işte.. ah o yaz gecesi, ılık esen rüzgarı ve karşısına çıkan endamlı güzel! işte o genç ve endamlı güzel, kafasını karıştırmış oğlumuzun. her şey güzelmiş de istanbul' da, bir heyecan yokmuş, bir coşku.. burada ise gönül daha bir istekli atarmış, dha bir şehvetli!

kısa ve hızlı geçen tatil bitince, herkes dönmüş eski yaşantısına.. ama, kafalar karışık, gönüller eski değil, beden eskiye dönse ne yazar?

gitmiş gelmiş oğlan bir nişanlı bir genç kız arasında.. belli etmek istememiş ya, ne fayda! akıl alınmış eş dosttan, bir çare bulamamış oğlan. herkes ağız birliği edercesine diyormuş ki: " biz senin yanındayız, kararına saygı duyarız, kimle mutluysan onu seç, ha ama pişman olma!" zaten oğlanın tıkandığı nokta da buymuş, pişman olmak...

zaman geçmiş, nişanlı kız huysuzlanmış, anlamış bir şeylerin ters gittiğini.. oğlan bir anda karar vermiş, yok demil böyle olmaz, yol yakınken ayıralım bu hayatları, böyle daha mutlu olurum belki...

kız olgun, ses etmemiş ve sessizce çekip gitmiş oğlanın evinden de, gönlünden de, yaşamından da...

oğlan mutlu mudur bilinmez ama, korkuyor insan aynından başıma gelir mi diye...

over and over

kendini boşlukta hissetmek...
bir şeyler yapmam lazım diyerek harekete geçmek...
bu doğrultuda planlar yapmak
ve ama bu planlardan kimseye bahsetmek istememek!

neden ki? neden yani, niçin istemiyorum planlarımdan söz etmek? bir sebep bulamasam da, anlattığım zaman büyüsü bozulacak, hiç planladıım şekilde gitmicek gibi hissediorum. bazen anlatmak için deli oluorm, paylaşmak istiorum, fikir almak.. ama yok, susuorm, susturuorm kendimi.. "şşş dur bakalm" diorum kendime, "daha erken.. hele bi belli olsun da gerçekleşip gerçekleşmeyecei..."
istiorum ki her şey planladıım gibi gitsin ve sonunda amacıma ulaştıımda bunu herkese söyleim, sürpriz yapiim eşime dostuma... neden, çünkü olmama ihtimali var di mi?? doğru ya, ne zaman unuttum koca bir "kaybetme korkum" olduunu? üstüne de hırs küpü olduumu...

neyse... bir laf vardır:
"sen plan yaparsın, tanrı sana güler..."

Pazar, Ağustos 30

inglorious bastards

hala izlemediniz mi???
bence daha da geç olmadan izlemelisiniz...




yuva yıktıran erkek modeli vol.3

jonny lee miller - namı dier: "sick boy"



Salı, Temmuz 28

giftir

şaşırmak ve böylece kalakalmak, söz bulamamak, çok sevinmek:


Pazartesi, Temmuz 27

freedom is only say goodbye

her sene yaz mevsimi gelir ve bu bünye çekip gitmek, tatil yapmak, yüzmek, güneşlenmek, eğlenmek ister... aslında bu bünye, yaz mevsimi gelmese de, yüzemese de, illa bi çekip gitmek ister.
"sana gezme olsun!" denilen insanlardanım ben, evde durmayı bi türlü sevemeyen.. hal böle ama, ne zaman da bir gitme vakti gelse içime bir sıkıntı düşer. hele bu gidilecek yer, sevdiklerini ardında bırakmayı gerektiriyorsa daha beter bi sıkılır yürek, hüzünlenir durduk yerde... telaşlanır, paranoyaklaşır.
işte yine öyle bir andayım. bgn tatile gitmek için biletimin rezervasyonunu yaptırdıımda, hissettiğim şey tam da buydu. heyecan, hüzün ve endişe birarada...
gitmeleri sevsem de, ayrılıkları sevemiyorum bi türlü.. o ayrılık anlarını atlatamıyorum.

Salı, Temmuz 21

yok artık!!

yalakalıkta sınır tanımayan hürriyet.com, yine bir yalakalık örneği sergilemiş. Yaşayan en seksi 50 Türk kadın ve erkeğini seçmiş.
Jüride kimler yok ki:

..........İŞTE BÜYÜK JÜRİ...............
Nihat ODABAŞI Fotoğrafçı
Abdullah OĞUZ Yönetmen
Kerem ÇATAY Yapımcı
Cengiz ABAZOĞLU Modacı
Ahmet HAKAN Gazeteci
Atilla OYMAK Plastik cerrah
Erdem KIRIM Gazeteci
Erdil YAŞAROĞLU Karikatürist
Cengiz SEMERCİOĞLU Gazeteci
Ümit KARAN Sporcu
Müjde AR Sanatçı
Hülya Avşar Sanatçı
Dilara KOÇAK Diyetisyen
Fem GÜÇLÜTÜRK İletişim Danışmanı
Gaye SÖKMEN Ajans sahibi
Ayşe ARMAN Gazeteci
Bennu GEREDE Fotoğrafçı
Dilek HANİF Modacı
Işın GÖRMÜŞ Elle dergisi yönetmeni
Ayça ŞEN Radyocu

Neyse işte, bu jüri kalkmış bu "en" seksi listesinin 28. sırasına TAYYİP ERDOĞAN'ı koymuş............
yooook artıııık!! diyebiliorum sadece...
ibrahim kutluay, burak özçivit, teoman, ilhan mansız fln da kimmiş ünlü davos fatihi başbakan tayyip erdoğanın yanında!!
listede ilerlerken bir şok daha yaşadım ki, o da listeye saadettin saran'ı sollayarak 46. sıradan ( neyse ki..) giren ertuğrul özkök!!

inan(a)mayanlar için link: http://www.hurriyet.com.tr/pazar/12101078.asp?gid=229


!!BİRBİRİNDEN SEKSİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN!!









Gerekli açıklama: Hürriyet Gazeteciliği